CAM SANATI VE SANAYİİ

Cam antik çağdan beri inşaat malzemesi, süs eşyası gibi çeşitli yerlerde kullanılmaktadır. Üzerinde tarih olan en eski cam ise M. Ö. 1551-1527 yılları arasında yaşayan Firavun Amenhotep’e ait olan iri bir boncuktur.                  

                                      

Cam gerçekte bir sıvıdır ve saydamlığı bundan kaynaklanmaktadır. Cam, bir maden olarak tanımlanır.

Ama diğer madenlere göre de çok önemli bir değişikliği vardır. O da erime noktası olmasıdır. Isıtıldığında yumuşar ve arzu edilen şekil verilebilir. Sıcak şekillendirme 800-1300 ° C arasında yapılabilir. Camın bileşimine giren bu maddeler kum-soda-kireç olarak da adlandırılabilirler. İlk camcılık örnekleri kumun bol bulunduğu Mısır ve Mezopotamya'da ortaya çıkmıştır.

Cam üfleme çubuğu Suriye ve Mısır'da MÖ 250 yıllarında keşfedilmiştir. Pipo ile birlikte camı kalıplara dökmek ve üfleme fikri de gelişmiştir. (MÖ 1 yüzyıl) Roma imparatorluğunun yayılması ile camcılık Trakya'ya, Almanya'ya, İspanya'ya hatta İngiltere'ye ulaşmıştır. Ortaçağda Almanya'da ormanlık bölgelerde "Hütte" adı verilen cam atölyelerde rengi yeşile çalan "orman camı" üretimi yaygınlaştırılmıştır. Buralarda genellikle bardak üretilmiştir.

Cam sanatının gelişmesinde en önemli merkez Venedik veya Murano olmuştur. Venedik usulü cam üretimi 15nci ve 16ncı yüzyıllarda tüm Avrupa'ya özellikle de Almanya'ya yayılmıştır. Camın özelliklerinin bilimsel araştırmalarla ortaya konması hammaddelerin üretiminde otomasyona gidilmesi teknolojilerin geliştirilmesi, çeşitli ürünlerin tam otomatik üretimine kadar uzanan gelişmeler ve yeni kulanım alanlarının bulunması cam üretimini bugünkü yerine getirmiştir. Sonuçta uygarlığımızın vazgeçilmez, önemli bir parçası olmuştur.

Türklerin Orta Asya'dan beri cam kullandıkları anlaşılmaktadır. Artuklu ve Selçuklu saraylarından ele geçen renkli cam parçaları bu yapılarda vitrayların varlığını açıkça gösterir. Ayrıca bu dönemde oyma, kesme ve kalıplama teknikleri uygulanarak yazı, bitki ve hayvan figürleriyle bezenmiş cam kaplarda kullanılmıştır. Osmanlı'ların elinde cam işi başlı başına bir sanayi ve sanat halini almıştır.

Süleymaniye Camii ve külliyesinin yapılışı sırasında tutulmuş muhasebe defterleri, inşaatla ilgili emir ve fermanlar, cam ustaları ve bunların yaptığı işlere ilişkin bilgiler vermektedir. Bu yüzyıla ait belgeler arasında III Murat döneminde (1574–1595) yapılan büyük bir şenlikle (1582) ilgili Sürname-i Hümayun

 (Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi) büyük önem taşımaktadır. Camcı esnafı bir Camcılar Ocağı aracılığı ile devlete bağlıydı. "Camger" adı verilen ustalar kendi aralarında çeşitli uzmanlık bölümlerine ayrılarak çalışırlardı. Sandık ya da tane hesabıyla satılan cam işlerinin üretimi başta Eğrikapı, Tekfur Sarayı, Bakırköy, Eyüp, Balat ve Ayvansaray olmak üzere belirli merkezlerde toplanmıştır.

Batı ülkelerinde hızla gelişen cam üretimi karşısında, İstanbul cam atölyelerinin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. 18. yüzyıl sonralarında Çubuklu'da kurulan imalathane ile bu alanda yeniden canlanma olmuştur. Beykoz İşi ve Çeşm-i bülbül adlarıyla tanınan ürünler bu dönemin yapıtlarındır. 1899'da bir Yahudi girişimcinin Paşabahçe'de bugün tekel fabrikasının olduğu yerde kurduğu fabrika ile modern cam eşya üretimine geçilmiş.

 1934'te kurulan Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. (Şişecam) bugünkü cam sanayinin gerçek  

 anlamdaki başlangıcıdır.

 

KAYNAK: Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri. http://acikders.ankara.edu.tr

Style Switcher

Select Layout
Chose Color
Chose Pattren
Chose Background