OKUL KARNESİNİN PAYDAŞLARI

              Başarı için öğrenme kapasitesi, yetenek, verimli çalışma, azim, istek gibi unsurların uyumlu bir biçimde bir araya gelmesi gereklidir.

Örneğin; Karneler çocukların, ama notlar ailenindir. Genellikle aileler,  karnenin ders notlarının bulunduğu bölümle çok ilgilidirler. Ders geçme ve öğrenme ölçütleriyle değerlendirilen bu bölüm, öğrencinin akademik kapasitesi hakkında bilgi verir. Ölçülmemiş ilgi ve yetenekler hakkında henüz bilgimiz yoktur.

Okul karnesinin not ölçütüyle ifade edilen ders başarısı yanında, davranış ve sosyal beceriler hakkında bilgi veren diğer bölümü vardır. Çocuğun okul çağı gelene kadar ailesi tarafından kazandırılmaya çalışılan yaşam becerisini ifade edilen bu bölüm, aslında ailenin notudur.

Ailenin olumlu yaklaşımı, işbirliği, destek vermesi, çocuğun okul başarısını büyük oranda etkiler. Okul-Aile işbirliği sağlanması, çocuğun içinde bulunduğu gelişimi, çocuğun var olan kapasitesini bilmek için gereklidir. Beklentinin anne baba değil de çocuk düzeyinde kurulması ve gerektiğinde motivasyon desteği verilmesi, okul başarısını artırıcı önlemlerin başında yer alır.

Karnenin davranışlar bölümü anne babalara çocuğun kişilik gelişimi hakkında önemli ipuçları verir:

-Okula gitmek çocuğunuzu mutlu ediyor mu?

-Davranışlarındaki olumlu gelişmeleri fark edebiliyor musunuz?

-Okulunu, öğretmenini seviyor mu?

-Kitap okumayı seviyor mu?

-Evinizin dışındaki ortamlarda nasıl bir kişilik sergiliyor?

-Yeterince sevecen ve paylaşımcı mı?

-Bir grubun üyesi olarak birey olma nitelikleri nelerdir?

-Bir güçlükle karşılaştığında problem çözme yetenekleri gelişiyor mu?

ANNE BABALARA ÖNERİLER

-Anne baba öncelikle çocuğu olduğu gibi kabul etmelidir.

-Kendini çocuğun yerine koymaya çalışarak, onun içinde bulunduğu duygu ve düşünceleri tanımaya çalışmalıdır.

-Çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun görev ve sorumluluklar verin.

           -Okulun amacı öğrenmektir. Derslerden kaç aldığı değil, bir şey öğrenip öğrenmediğine bakın. Gelecekte onu aldığı notlar değil, öğrendikleri ayakta tutacaktır.

            -Çocuğun şartlar ne olursa olsun anne babası tarafından kabul edildiğini ve anlaşıldığını bilmesi ile yükseltilemeyecek karne notu kalmayacaktır.

  -Dürüst olunmalıdır.

-Çocuğa değerli bir varlık olduğu hissettirilmelidir.

-Çocuk ne kardeşleriyle ne de diğer yaşıtlarıyla kıyaslanmamalıdır.

ÇOCUKLARI VE GENÇLERİ BİR BEBEKMİŞ GİBİ SEVMEKİ BİR YETİŞKİNMİŞ GİBİ DAVRANMAK HER ZAMAN İŞE YARAYAN BİR TUTUMDUR.

-Karnedeki düşük notlar nedeniyle anne babanın olumsuz tutumlar içine girmesi, iletişimi kesmesi ya da ceza yöntemlerine başvurması doğru olmaz. Çocukta veya gençte güvensizlik, içine kapanma, duygu ve düşüncelerini ifade etmede ürkeklik, kaygılı olma, depresyon, yalana başvurma, intihar düşüncesi, saldırganlık olarak geri dönebileceği unutulmamalıdır.

Neler Yapılabilir?

  • Hem aile, hem çocuk öncelikle okulu ciddiye almalıdır. Okulun bilgi birikimi ve eğitim sağlayan mekan olmaktan öte bir misyonu vardır. Okulun, çocuğun zihinsel gelişimi yanında sosyal ve psikolojik gelişimi için adeta bir laboratuvar, küçük bir hayat modeli olduğu iyi bilinmelidir. Bir öğrenci için okul, arkadaşları ve öğretmenleri yanı sıra bahçesi, kapı ve penceresi, spor salonu, sınıf düzeni ile de çok önemlidir.
  • Öğrencinin yeterli not alamadığı dersler üzerinde durulmalı, eksikler araştırılmalıdır.
  • Eğitim sistemi notla ölçmeye yöneltse de, çocuğunuzun hangi alanlarda ve nasıl öğrendiği uzmanlarla çalışılarak öğrenilebilir. Öğrenme şekline uygun yeni öğretme teknikleri denenebilir.
  • Öğrencinin zamanını verimli ve düzenli kullanması için zaman planlaması öğrenmesine destek olunabilir. Bu beceriyi kazanması ve alışkanlık haline getirebilmesi için okul psikolojik danışmanından yararlanılabilir.
  • Okul-Aile işbirliği tam kurulmalıdır. Aileler, çocukları küçük yaşlardayken okul ziyaretlerini sık yaparken, çocuklarının yaşı büyüdükçe okul ziyaretlerini toplantılarla, çeşitli davetlerle sınırlandırma eğilimindedirler. Aksine, ergenlik gelişimi yaşlarında lise öğrenimi gören  genci “uzaktan” takip edebilmek ve okulla işbirliği içinde olmak, olası risklere karşı önceden önlem almak adına gereklidir. Anne baba, belli aralıklarla okula ziyaretler yaparak, Okul Yönetimi ve öğretmenlerle paylaşımcı bir tutum içinde olmak yararlı olacaktır.
  • Eğitim kararlarının alınmasında anne baba birlikte hareket etmelidir. Motivasyon artırıcı önlemler alma konusunda hem fikir olmalıdır. Bu tek başına annenin veya babanın görevi değildir.
  • Gelişim çağında olan çocuğun düzenli uyuması, dengeli ve yeterli beslenmesi ve huzurlu bir ev ortamında yaşaması sağlanmalıdır.
  • En iyi öğrenmenin yaparak ve yaşayarak gerçekleştiği bilinmektedir. Çeşitli ortamlar ve fırsatlar bunu destekler nitelikte sunulmalıdır.
  • Çocuğun başarılarını yakalamak ve onu değerli hissettirmek için fırsatlar yakalanmalıdır.

Davranışa ÖVGÜ, Koşulsuz SEVGİ ve içten gelen CESARET İNSANI HER YAŞTA BESLEYEN İYİ BESİNLERDİR.

Uzman Psikolojik Danışman

Canan ŞAMAN DİLER

Style Switcher

Select Layout
Chose Color
Chose Pattren
Chose Background